OVER (YUMURTALIK) KANSERLERİ

Over yani yumurtalık kanserleri kadın kanserleri içinde meme ve rahim kanserlerinden sonra üçüncü sırada en çok görülen bir kanser tipidir. Vakaların yarıdan fazlası 65 yaşın üzerinde görülür. Yumurtalıklardan değişik türde kanserler oluşabilir, burada epitel kökenli kanserlerden bahsedeceğiz.

Risk faktörleri nelerdir?

Yumurtalık kanseri oluşmasında en önemli risk faktörü aile öyküsüdür. Yani kişinin birinci veya ikinci derece akrabalarında daha önce bu kanserin bulunmuş olmasıdır. Birinci derece akrabalar anne, kız kardeş veya kişinin kızıdır. Büyük anne, hala ve teyzeler ikinci derece akraba sayılır. Aile bireylerinde meme ve kolon kanseri olması da bir risk faktörüdür.

Yumurtalık kanserlerinin % 5-10 kadarında kalıtımın büyük rolü vardır. Son yıllarda yapılan genetik çalışmalar bu kanserlerin oluşmasında BRCA-1 genindeki bozulmaların rolü olduğunu göstermiştir. Bu bozukluğun saptandığı kadınların bir kısmı, eğer çocuk sahibi iseler, özellikle yurt dışında, koruyucu olarak, 35 yaşından sonra sağlam yumurtalıklarının ameliyatla çıkarılması için hekimlere başvurmaktadır. Bu işlemin koruyucu etkisi henüz bilinmemektedir.

Belirtileri Nedir?

Hastalığın erken evrelerinde genellikle tipik bir belirti yoktur. Belli belirsiz karın ağrıları, karında şişme ve huzursuzluk, nefes darlığı gibi belirtiler olabilir. Hastalık ilerlediğinde bu şikayetler artar.

Tanı Nasıl Konur, Hangi Tetkikler Yapılır?

  • Her şeyden önce çok iyi bir jinekolojik muayene yapılması gerekir. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından tüm jinekolojik organların ayrıntılı muayenesi yapılır.
  • Ultrason tetkiki muayene esnasında yapılabilen ve oldukça önemli bilgiler veren bir incelemedir.
  • İç organların ayrıntılı görüntülerini elde etmek için bilgisayarlı tomografi yapılır.
  • Gereğinde böbrekleri daha iyi inceleyebilmek için IVP tetkiki, kalın bağırsakları inceleyebilmek için lavmanlı kolon grafisi de yapılabilir.
  • CA-125 tetkiki: Bir kan testidir. Kanda CA-125 miktarının yüksek çıkması yumurtalık kanserinin bir işareti olabilir.
  • Kesin tanı ameliyat esnasında biyopsi ile konur.

Hastalığın Evreleri (Aşamaları) Nelerdir?

  • Evre I: Hastalık sadece yumurtalıklardadır, komşu ya da uzak başka bir organa geçmemiştir.
  • Evre II: Kanser, yumurtalık dışında rahim veya tüplere de geçmiştir.
  • Evre III: Hastalık karın içine yayılmıştır, karın zarını ve lenf düğümlerini tutmuş olabilir.
  • Evre IV: Hastalık karaciğere ve diğer organlara sıçramıştır.

Tedavisi Nasıldır?

Esas tedavisi ameliyattır. Çoğunlukla rahim ve her iki yumurtalığın birlikte çıkarıldığı TAH+BSO ameliyatı yapılır. Burada önemli olan husus, yumurtalık kanseri ameliyatı yapılırken, ameliyat esnasında cerrah tarafından tüm karın boşluğunun incelenmesi, karaciğer ve tüm karın organlarının gözlenmesidir. Lenf düğümü örneği alınması, karın içi yıkantı suyunun alınıp incelenmesi esastır. Bunların yapılmadığı bir ameliyat eksik yapılmış olur. Yeterli bir ameliyat hem iyi bir evrelemeye imkan verir, hem de hastalığın tekrarlama riskini azaltır.

Evre I vakaların bir kısmında, evre II, III ve IV vakaların hemen tamamında ameliyattan sonra kemoterapi yapılır. Koruyucu kemoterapi yaklaşık olarak 6 ay sürer. Bazı merkezlerde kemoterapi, ilaçların karın boşluğu içine verilmesi şeklinde (intraperitoneal kemoterapi) uygulanmaktadır.

Yumurtalık kanserlerinde kemoterapiden sonra bazen karın içinde tümör kalıntısı olup olmadığını anlamak ve yeni tedavilere karar verebilmek için ikinci, üçüncü kez ameliyatlar yapılabilir.

Kadınlara Öneriler:

  • Eğer ailenizde, yakın akrabalarınızda yumurtalık, meme ve kalın bağırsak kanseri geçirenler varsa siz de mutlaka doktora muayene olunuz ve sizden istenen gerekli tetkikleri yaptırınız.
  • Eğer sizde yumurtalık kanseri saptandıysa bu konuda (Jinekolojik onkoloji) deneyimli kadın-doğum uzmanları tarafından ameliyatınız başarı ile yapılacaktır. Ameliyattan sonra hastalığınızın evresi konusunda bilgi almaktan çekinmeyiniz.
  • Yine ameliyat sonrası koruyucu kemoterapi konusunda bilgi almak ve gerekiyorsa kemoterapi almak için mutlaka bir Tıbbi Onkoloji uzmanına başvurunuz.
  • Over kanserinde, hastalığınızın seyri boyunca arka arkaya birkaç operasyon geçirebilirsiniz, bunu olumsuz bir gidiş gibi düşünmeyiniz.

KANSER VE CİNSEL YAŞAM

Bir çok kanser tipi ve kanser tedavisi cinsel yaşamı etkiler. Cinsellik, bilindiği üzere, fiziksel, psikolojik ve sosyal, kompleks bir olaydır. Kişinin cinsiyeti, yaşı, kişilik yapısı, dîni inançları ve kültürel değerleri ile çok yakından ilişkilidir. Cinsel fonksiyon yaşam kalitesini etkileyen önemli bir faktördür.

Araştırmalar, meme ve jinekolojik organ kanserleri geçiren kadınların yaklaşık olarak yarısında uzun süreli cinsel fonksiyon bozukluğu görüldüğünü, prostat kanseri nedeniyle tedavi olan erkeklerde de tedavinin tipine göre değişen oranlarda cinsel problemler yaşandığını göstermektedir.

Kanser tanısı alan ve bu nedenle tedavi olan kadın ve erkeklerde en sık görülen cinsel problemler her iki cinste cinsel isteğin kaybı, erkeklerde ereksiyon gecikmesi ya da yokluğu, kadınlarda ağrılı cinsel ilişkidir. Bunların yanı sıra erkeklerde boşalma problemleri ve her iki cinste orgazm sorunları yaşanabilir.

Kanser Tedavilerine Bağlı Sorunlar:

Organ kaybına neden olan cerrahi tedavilerin, örneğin meme kanserinde tüm memenin çıkarılmasının (mastektomi) cinsellik üzerine en olumsuz etkisi kadının kendini artık çekici bulmamasına yol açması ve cinsel isteğin azalmasıdır. Günümüzde meme koruyucu cerrahiler ya da mastektomi sonrası plastik cerrahi ile yeni meme oluşturulması bu alanda önemli bir gelişme sağlamıştır.

Erkeklerde prostat ve rektum kanserlerinde ereksiyon ve boşalma sorunları ameliyat sırasında sinir kesilerine bağlı olabilir. Son yıllarda sinir koruyucu cerrahi tekniklerin geliştirilmesi de bu alanda önemli bir gelişmedir.

Kemoterapiye bağlı saç dökülmesi kişinin beden imajını etkileyebilir ve bu yüzden cinsel isteğini azaltabilir. Ancak bu geçici bir yan etkidir. Kadınlarda kemoterapi sonrası östrojen hormon üretiminde azalma meme kanseri tedavisinde hastalık seyri açısından istenen bir husustur ama östrojen eksikliğine bağlı sıcak basması, vajinada kuruluk, ağrılı cinsel ilişki cinsel yaşamı olumsuz yönde etkiler. Bunun düzeltilmesinde östrojen yerine koyma tedavisi kesinlikle uygulanamaz, fakat hormonal olmayan bazı ilaçlar bu konuda yararlı olabilir. Bazı kemoterapi ilaçlarının ve cinsel organları içine alan radyoterapinin kısırlığa neden olabileceğini de baştan bilmekte yarar vardır.

Rektum ve rahim ağzı kanserlerinde radyoterapi vajinada daralma ve kurumaya yol açabilir ve bu, cinsel ilişki sırasında ağrı oluşturur. Erkeklerde, rektum ve prostat kanseri tedavisinde uygulanan radyoterapi penise giden kan akımını azaltabilir; ereksiyon sorunları yaşanabilir.

Hastalara Öneriler:

  • Doktorunuzla cinsel sorunlarınızı konuşmaktan çekinmeyiniz. Tedavi başlangıcında konuşulacak her türlü ayrıntı bir çok problemin baştan halledilmesini sağlayabilir.
  • Cinsel istek azalması sıklıkla depresyona bağlıdır; bu ise ilaç ve psikoterapi ile çözümlenebilir.
  • Kanser, cinsel ilişki ile bulaşan bir hastalık değildir, partnerinizle iletişiminizi koparmayınız.
  • Bazı yandaş hastalıklar (şeker hastalığı, hipertansiyon) ve sigara alışkanlığı cinsel sorunları arttırabilir. Yandaş hastalığınız varsa tedavisini ihmal etmeyiniz. Sigara alışkanlığını terk ediniz.